PerYön İç Anadolu Şubesi 19.İnsan Yönetimi Zirvesi

PerYön İç Anadolu Şubesi  19.İnsan Yönetimi Zirvesi

“Seyir Defteri” teması ile gerçekleşen PerYön İç Anadolu Şubesi  19.İnsan Yönetimi Zirvesi , insanı ele alan değişik konuşmacılarla dopdoluydu. Merak  edenler için , katıldığım seanslardan  kısa bir özet paylaşmak istedim.  Neler kaçırdığınızı görün diye.

İlk konuşmacı Prof.Dr. Sinan Canan “İnsan Ne ile Yaşar”  sunumunda hepimizin 13,5 milyar yıllık Ar-Ge nin sonucu kazananlar olduğumuzu söyleyerek güzel bir giriş yaptı. Ve neden beynimizi bu kadar kullanmaya odaklandığımızı, neden sürekli gelişmek zorunda olduğumuzu hiç düşünmediğim ama çok net ve yalın bir bakış açısı ile anlattı. İnsan denen canlı aslında diğer canlılar ile aynı iskelet yapısında, ama tüm canlılar doğada çırılçıplak yaşayabilme becerisine sahipken, insan denen canlı doğada kıyafetlerini çıkardığımız zaman hayatta kalamayacak kadar naïf. İşte bu yüzden beynimizi daha çok kullanmak zorundayız. Hayatta kalabilmek için. Beyni, hayatta kalma donanımı olarak tanımlayan Sayın Canan, öğrenmede eğer hayatta kalma ile alakalı değilse gerçekleşmiyor dedi. O yüzden sinus-kosinüs-integral vb. birçoğumuzun aklında kalmıyor.  Karnı tok, sırtı pek iken tek sıkıntı çıkaran varlık olduğumuzu da hatırlatan sayın Canan, hiçbir şempanzenin karnı tok ilen offfff içim sıkılıyor demediğini hatırlattı.  Öğrenmede , duygusal bağlantı ve imajinasyonun da önemine değinen sayın Canan, Albert Einstein’ın “Bir çocuğun zeki olmasını istiyorsanız masal anlatın. Daha zeki olmasını istiyorsanız daha çok masal anlatın.” sözünü hatırlatarak, aslında “Hikayeleştirme’nin önemi ni de vurguladı. O zaman haydi “storytelling” eğitimlerineJ Konuşmasının kapanışını benim sık sık tekrarladığım, hayatıma ntegre ettiğim  ve eğitimlerimde paylaştığım 5 maddeyi, İnsanın Fabrika Ayarları olarak verince, için için mutlu oldum tabii. Ne mi onlar:

  • Bol hareket
  • Az ve çeşitli beslenme
  • Olumlu sosyal ilişkiler
  • Düşük stres
  • Sınırları aşmak

Mutluluk ve Mindfullness sunumları, benim için çok farklı olmasa da , katılımcılarda farklı bakış açısı yarattı.

PCC Burcu Yalman da , bana bir kere daha Koçluk sertifikasyonumda aldığım Pe=Po-Pa yı hatırlattı sunumda. Uzun zamandır kullanmıyordum. Bugün hemen paylaştım zaten. Açılımı mı ne?

Po yani Potansiyel= Performans – Parazitler

Parazitlerinizi bulun ve onlardan kurtulun dedi. İç ve Dış parazitlerimizle potansiyelimizi aşağıya çektiğimiz kesin.

Bir de dedi ki: doğduğumuzda hepimiz prens ve prensestik. Sonradan kurbağa dönüştük. Özünüzü dönmek için aynayı öpün!

İş Dünyası ile en doğrudan alakalı sunum Eczacıbaşı Holding İK Başkanı Ata Selçuk’un sunumu idi. Anlattıkları benim de İK kariyerim boyunca sergilediğim yaklaşımı içerdiği için , bu sunum benim ayrı hoşuma gitti. Daha çok İK cı böyle hareket etmeli, böyle düşünmeli ve de yönetim ekiplerini bu yaklaşımlara ikna etmeli diye geçirdim içimden. Ne mi anlattı? Lovemark… Saatchi & Saatchi CEO’su Kevin Roberts’ın  LOVEMARK kitabının İK ya uyarlanışının çalışanlar üzerindeki olumlu yansımasını paylaştı katılımcılarla. Ve çalışan deneyimi yaratın dedi. Diğer uygulamalar geride kaldı.

Günün son sunumu, sosyal medyadan keyifle takip ettiğim Sayın Özlem Gürses’in “Bazen de Olmaz” kitabı için yaptığı röpörtajlardan oluşan son derec duygu yüklü bir sunumdu. Hem güldük hem ağladık. Hem de güzel dersler çıkardık. Sonunda kitabını imzalatıp fotoğraf da çektirince değmeyin keyfimize. Detayları mı? Kitabı alın okuyun bence. Ama en sonunda dedi ki:

 Vazgeçmek ve Kaybetmek çok büyük Özgürlük . Başarıya odaklı toplumda ne anlamlı bir cümle….

Bu arada; bana  engüzel sürpriz zirvenin temasının Seyir defteri Olması idiJ Nedeni aşikar değil mi?

PerYön İç Anadolu yönetim ekibi Başkanları Esra Ayken’in önderliğinde güzel bir içerik hazırlamış. Her detayla ilgilendiler. Ellerine , yüreklerine sahip. Zirvenin gerçekleştiği Cermodern, muhteşem bir kongre alanı.  Tek üzüldüğüm, iş dünyasının bu tarz gönüllü organizasyonlara ilgisizliği ve katılımın düşüklüğü oldu. Bu emeğe Ankara’nın sergilediği  bu davranışı yakıştıramadım. Dernekler, toplum yararına, bir bedel almadan çalışan insnalarla dolu. Ama destek görmeden sürdürülebilir olmaları mümkün değil. İş dünyasında, yönetimde değişiklik, gelişim,  farklılık istiyorsanız, bölgenizdeki STK lara üye olun, takip edin, destekleyin. Onlar toplumun gelişmesi için özel zamanlarından vakit ayıran insanlarla dolu. Hiçbir takdir beklemiyorlar. Sadece katılın yeter.

Unutmayın, hayatta kalmak için beynimizi kullanmalı, gelişmeliyiz.

18-19 Ekim’de PerYön Ege Zirvesinde buluşalım o zaman!